13 Kasım 2014 Perşembe

Konstantinapolis: A Dame to Kill For

                Gerçekten harika bir kadındı. Tam bir tanrıça. Ona tapardınız. Bir erkek olarak ona tapmamanız mümkün olmazdı. Hayatına girecek erkekleri özenle seçerdi. İşine bir şekilde yarayacak olan erkekleri, tüm zayıflıklarını kolayca keşfedip onlara karşı kullanarak kölesi haline getirirdi.

Ve bende kurbanlarından biriydim.

                Onun nasıl bir kadın olduğunun farkındaydım, ama kölesi olsam bile, halimden memnundum. Adımı söylediğinde kuşlar cıvıldıyordu ve bu bile tek başına yeterliydi.

Her tarafım ağrıyarak uyandım. Öğlen olmuştu. Üzerimde hala pantolonum, ayakkabılarım falan vardı. Nasıl yatağa geldiğimi hatırlamıyordum. Felaket bir baş ağrısı...
Yatak leş gibi bir haldeydi, şaşırarak toz toprak ve kan olduğunu farkettim. Yatağın heryerinde kan vardı, ve yatağın karşısında duran aynayı görünce kanın bana ait olduğunu anladım. Yüzüm tanınmayacak haldeydi, pis kokuyordum, üzerimdekiler yırtık pırtıktı. Ne olduğunu hatırlamıyordum. Alkol probleminiz varsa, bir önceki geceyi hatırlamamak normal olabiliyordu bazen.

Baş ucumdaki kamerayı farkettim. Benim kameram yoktu. Dün gece ne olduğu hakkında bir ipucu olabilirdi. Peki o kamerayı oraya kim bırakmıştı? Şu anda önemli değildi. Belki de aradığım cevap kameradaki kayıtlardaydı. Kayıdı açtım. Açmaz olaydım. Kayıt tam olarak buydu.

Tanrıçamın aklımı başımdan alan afrodizyak etkisiyle nasıl insanlık dışı şeyler yapmıştım ben? Hepsini tek tek hatırladım. İzledikçe hatırladım. Hatırladıkça kahroldum. Olayın yaşandığı yere gittim. Herkesin parçalanmış cesetleri yerde yatıyordu. Birazcık olsun rahatladım. Bu iğrenç şeyleri bana yaptıranlardan kurtulmuştum en azından. Fakat kamerayı yanıma kim bırakmıştı? Bunu asla öğrenemeyecektim.
Evime gittim, yatağıma sakince uzandım. Sağ elimi sol elimle tutup kendime gülümsedim. Kendime sarıldım ve sırtımdaki soğuk demiri hissettim. Tereddüt etmeden tetiği çektim.

Hassiktir, Kamerayı yanımda bırakarak ölmüştüm! Kameradaki görüntüleri İntihar mektubum olarak düşünmüşlerdi ve Facebooktan aynı gün içinde milyonlara ulaşmıştı. İnsanların konuşmalarını duyabiliyordum; “Bu hayatımda izlediğim en rahatsız edici video” “ah yazık kim bilir neler çekti” “o intihar ederken ben oralardan geçiyordum, simit alıyordum ordan” pek anlamamışlardı, ama en azından intihar mektubum olduğunu düşündüklerinden, fazla gülemediler.

Öteki tarafta hayatımı dev erkan tvde izlerken gördüm, aslında hepsini tanrıçam planlamış, kullandığı ve işinin bittiği adamları ortadan kaldırmak için beni kullanmıştı. Ben dans ettikçe “evet erkeğim evet! Tam bir erkeksin! İşte böyle dans et!” diye bağırıyordu. Olaylar olurken uzaktan izlemiş, beni eve bıraktıktan sonra kamerayı da baş ucumda bırakıp gitmişti.


Kadınlar...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder