Yazıyor...
-Hüsnü çok iyi biri Mınıski, inanamıyorum bu kadar iyi
olmasına! Tüm gece benimle oturdu, sohbet etti. Her şeyimi anlattım ona
her şeyimi! Beni saatlerce dinledi ve bana çok akıllıca tavsiyeler verdi!
Yazıyor...
-Evet Hüsnü iyi biridir baya, benim tanıd...
Yazıyor....
-Ya sevişsek mi?
Hüsnüyle alakalı iltifatımı gönderemedim bile. Bunu
hak edecek hiçbir şey yapmamıştım. Hüsnü tüm gece bu kızı dinlemiş, bu kızdan
etkilenmiş, kendi tarzında, ona iyi davranarak etkilemeye çalışmıştı. Ben bu "tam
bir porno yıldızı olan" kızla, Hüsnü'nün ilgisini gördükten sonra,
ilgilenmemiştim bile. Bu teklifi yapması gereken kişi Hüsnüydü, ben değil!
Yazıyor...
-Evdeyim, beklerim
Hüsnü’nün kullandığı yöntem belli ki yanlış yöntemdi. Bir
noktadan sonra hiç ilgi göstermediğim, iri dudaklı, diri yuvarlak göğüslü, ince
belli, yuvarlak ve sert kalçalı, uzun ve şekilli bacaklı, ince ayak bilekli,
sarışın ve yanıp tutuşmakta olan seks bombası, son hızla evime gelerek, kapıyı açtığım anda kalbimi
durdurmuş, soluğumu kesmişti ve Hüsnü hala iyi bir insandı.
Saatlerce sevişmiştik. Kız resmen
seks için yaratılmıştı ve iliğimi kurutana kadar sevişmişti benimle. İki kafamda da “Weeee are the champions my friends!” çalarken göğsümde bir ağırlık vardı. Evet kızın
bazı parçaları üzerimde olabilirdi, fakat göğsümdeki ağırlık Hüsnü’nün uğradığı
haksızlıkla alakalıydı. Kıza “hadi seni eve bırakayım” dedim. Bıraksam bütün
bir ay boyunca benimle hiç durmadan sevişecek olan tanrıça suratıma gözlerini
kısarak baktı ve;
-Gerek yok ben giderim
-Ok, cadde üzerinde taksi geçiyor
Bunu söyledikten sonra götümü döndüm ve uyuma pozisyonumu
aldım. Kıyafetlerin sertçe toplanma sesini duyabiliyordum, sonra da sert bir
kapı çarpma sesi duydum. Göğsüm de iki kafamın hafifliğine katıldı. İyi bir şey
yaptığımı hissettim, bir çeşit sosyal sorumluluktu. “İyi erkeği seçmeliydin”
subliminal mesajıydı bence bu. İyi adamların kötü adamlardan daha iyi
mükafatlandırılmaları gerekirdi.
Kız
gittikten sonra her zamanki gibi bir viski doldurdum, ıslak puromu yaktım,
seksten sonra bu ikisinden daha iyi bir şey olamazdı, ve kendi kendime yine
derinlere daldım. Seks güzeldi, fazlasıyla güzeldi. Ama eksik bir şeyler
kalıyordu bazen. Mesela, Mesela O...
Dibe vurmuş haldeydim. İlla “O” diye takıntılı bir hale
bürünmüş, bir kaç sene süren sinsi bir depresyona girmiştim. Sinsiydi çünkü
yalnızca bazı zamanlarda depreşiyordu ve bazen mutlu olsam da genel olarak
melankolik oluyordum.
İhtiyacı olan tüm arkadaşlarıma harika ilişki tavsiyeleri
verip, depresyonda olanları sarsar, gerekirse alkol komasına sokup ağlatır ama
sonunda problemi çözerdim. Belki de bu yöntemleri çok iyi bildiğim için
kimsenin tesellisi beni avutamazdı. Muhteşem bir... Muhteşem bir kaç seksin
ardından işte yine elimde viskim ve purom, tek başıma donumla oturup tavana
bakıyordum. Aklımda yine o vardı. Sonra karanlık geldi...
Dizlerim üzerindeydim, her yer de yalnızca karanlık vardı.
Ağlıyordum, kendime sarılmış hıçkıra hıçkıra ağlıyordum. Geldim, yani, karşımdan
gelen bendim. Ama ben burada kendime sarılmış ağlıyordum? Aptallaşmış şekilde
kendime baktım. Dimdik duruyordum, kaşlarım çatıktı, çok kızgın duruyordum,
gözlerim bembeyazdı ve ışıl ışıl parlıyordu.
-Sen yine şu cennetten kovulan mısın?
İnanılmaz bir kahkaha attım;
-Gerçekten salağım ben galiba
-Kimsin peki?
-Ben senin....
-Ne, içimde bastırdığım karanlığım mısın?
-fffff gerçekten gerizekalı bu çocuk, sağa sola bak, ben
senin karanlığının içinde bastırdığın aydınlığım Mınıski
-ööööfffff harbi gerizekalıyım
-Gerçekten öyleyiz Mınıski. Ayağa kalkar mısın?
-olur
Ayağa kalktım. Bana sıkıca sarıldı. O sarıldıkça karanlık
dağıldı, dağıldı, etraf aydınlanmaya başladı. Etraf aydınlanırken kolumda anlam
veremediğim bir sıcaklık hissediyordum, bacağımda da bir ıslaklık. Sıcaklık
arttı, arttı, aydınlanma devam etti. Yanmanın acısıyla yaşadığım aydınlanma
hızlandı.
Her yer aydınlandığında kendimi salonun ortasında elimde boş
bir viski bardağı ve koluma yapışmış ıslak puromla kendime sarılmış bir şekilde
buldum. Bacağımdan viski kokusu geliyordu.
Koluma buz koyup, kendime bir viski daha koydum. Bu sefer
keyif viskisi olacaktı. Bir an durdum.
Gerçekten gerizekalıydım. Ama O, artık başka bir hayatımın
başka bir parçasıydı ve etraf, artık aydınlıktı...