16 Aralık 2014 Salı

Cheers Darlin!..

                Viskimden bir yudum daha alırken daktilomun başına geçiyorum. Antika bir adamım ve yazı yazarken gelen şakşakşak sesi bana ayrı bir tatmin veriyor. Çok iyi bir halt yediğimi düşünüyorum. Yazarken şahane olduğunu düşündüğüm şeyler, sabah okuduğumda laf kalabalığı oluşturan saçmalıklar dizisinden ibaret oluyor.

-Belki de o viskiyi artık bırakmalısın Mınıski?
-Kapa çeneni Carandes, sen burada bile değilsin
-Evet ama yine ben haklıyım Mınıski
Viski kadehimle konuşurken buluyorum kendimi. Sende gittin Carandes..
-Ben burdayım Mınıski saçmalama
-Hayır sen viski bardağısın, asıl sen saçmalama
-Galiba bu sefer sen haklısın Mınıski

Bir yudum daha alıyorum. Sevgili O, yine nereden geldin ki aklıma? Ağzımda tembelce gezdirdiğim yudumu yutuyorum. İyi hissettiriyor.

-Mınıski sen niye bu kadar viski içiyorsun ki?
-Çünkü Carandes, O gittiği zaman, dertlenip rakı içmezsin, rakı geçicidir. Viski ise, ömür boyu kullandığın bir ilaç gibidir Carandes, O gittiğinde ancak viski içersin, bir ömür boyunca viski içersin
-O niye gitti peki Mınıski?
-Benle alakası yokmuş, onla varmış, kötü zamanmış, biriyle olamazmış, psikolojisi yerinde değilmiş belkide...
-İşte şimdi saçmaladın Mınıski, tabii ki senle alakası var, sen hiç hayatının adamını bulmuş bir kızın "yalnız hiç hayatımın adamıyla uğraşacak psikolojide değilim" dediğini gördün mü Mınıski?

-Sikik bir viski bardağısın, ama hala benden bilgesin bardak. Yine de sen Carandes değilsin. 

Carandes de gitti be bardak...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder