19 Aralık 2014 Cuma

Aydınlanma

Yazıyor...

-Hüsnü çok iyi biri Mınıski, inanamıyorum bu kadar iyi olmasına! Tüm gece benimle oturdu, sohbet etti. Her şeyimi anlattım ona her şeyimi! Beni saatlerce dinledi ve bana çok akıllıca tavsiyeler verdi!

Yazıyor...
-Evet Hüsnü iyi biridir baya, benim tanıd...

Yazıyor....
-Ya sevişsek mi?

Hüsnüyle alakalı iltifatımı gönderemedim bile. Bunu hak edecek hiçbir şey yapmamıştım. Hüsnü tüm gece bu kızı dinlemiş, bu kızdan etkilenmiş, kendi tarzında, ona iyi davranarak etkilemeye çalışmıştı. Ben bu "tam bir porno yıldızı olan" kızla, Hüsnü'nün ilgisini gördükten sonra, ilgilenmemiştim bile. Bu teklifi yapması gereken kişi Hüsnüydü, ben değil!

Yazıyor...
-Evdeyim, beklerim

Hüsnü’nün kullandığı yöntem belli ki yanlış yöntemdi. Bir noktadan sonra hiç ilgi göstermediğim, iri dudaklı, diri yuvarlak göğüslü, ince belli, yuvarlak ve sert kalçalı, uzun ve şekilli bacaklı, ince ayak bilekli, sarışın ve yanıp tutuşmakta olan seks bombası, son hızla evime gelerek, kapıyı açtığım anda kalbimi durdurmuş, soluğumu kesmişti ve Hüsnü hala iyi bir insandı.

Saatlerce sevişmiştik. Kız resmen seks için yaratılmıştı ve iliğimi kurutana kadar sevişmişti benimle. İki kafamda da “Weeee are the champions my friends!” çalarken göğsümde bir ağırlık vardı. Evet kızın bazı parçaları üzerimde olabilirdi, fakat göğsümdeki ağırlık Hüsnü’nün uğradığı haksızlıkla alakalıydı. Kıza “hadi seni eve bırakayım” dedim. Bıraksam bütün bir ay boyunca benimle hiç durmadan sevişecek olan tanrıça suratıma gözlerini kısarak baktı ve;

-Gerek yok ben giderim

-Ok, cadde üzerinde taksi geçiyor

Bunu söyledikten sonra götümü döndüm ve uyuma pozisyonumu aldım. Kıyafetlerin sertçe toplanma sesini duyabiliyordum, sonra da sert bir kapı çarpma sesi duydum. Göğsüm de iki kafamın hafifliğine katıldı. İyi bir şey yaptığımı hissettim, bir çeşit sosyal sorumluluktu. “İyi erkeği seçmeliydin” subliminal mesajıydı bence bu. İyi adamların kötü adamlardan daha iyi mükafatlandırılmaları gerekirdi.

                Kız gittikten sonra her zamanki gibi bir viski doldurdum, ıslak puromu yaktım, seksten sonra bu ikisinden daha iyi bir şey olamazdı, ve kendi kendime yine derinlere daldım. Seks güzeldi, fazlasıyla güzeldi. Ama eksik bir şeyler kalıyordu bazen. Mesela, Mesela O...


Dibe vurmuş haldeydim. İlla “O” diye takıntılı bir hale bürünmüş, bir kaç sene süren sinsi bir depresyona girmiştim. Sinsiydi çünkü yalnızca bazı zamanlarda depreşiyordu ve bazen mutlu olsam da genel olarak melankolik oluyordum.

İhtiyacı olan tüm arkadaşlarıma harika ilişki tavsiyeleri verip, depresyonda olanları sarsar, gerekirse alkol komasına sokup ağlatır ama sonunda problemi çözerdim. Belki de bu yöntemleri çok iyi bildiğim için kimsenin tesellisi beni avutamazdı. Muhteşem bir... Muhteşem bir kaç seksin ardından işte yine elimde viskim ve purom, tek başıma donumla oturup tavana bakıyordum. Aklımda yine o vardı. Sonra karanlık geldi...

Dizlerim üzerindeydim, her yer de yalnızca karanlık vardı. Ağlıyordum, kendime sarılmış hıçkıra hıçkıra ağlıyordum. Geldim, yani, karşımdan gelen bendim. Ama ben burada kendime sarılmış ağlıyordum? Aptallaşmış şekilde kendime baktım. Dimdik duruyordum, kaşlarım çatıktı, çok kızgın duruyordum, gözlerim bembeyazdı ve ışıl ışıl parlıyordu.

-Sen yine şu cennetten kovulan mısın?

İnanılmaz bir kahkaha attım;

-Gerçekten salağım ben galiba
-Kimsin peki?
-Ben senin....
-Ne, içimde bastırdığım karanlığım mısın?
-fffff gerçekten gerizekalı bu çocuk, sağa sola bak, ben senin karanlığının içinde bastırdığın aydınlığım Mınıski
-ööööfffff harbi gerizekalıyım
-Gerçekten öyleyiz Mınıski. Ayağa kalkar mısın?
-olur

Ayağa kalktım. Bana sıkıca sarıldı. O sarıldıkça karanlık dağıldı, dağıldı, etraf aydınlanmaya başladı. Etraf aydınlanırken kolumda anlam veremediğim bir sıcaklık hissediyordum, bacağımda da bir ıslaklık. Sıcaklık arttı, arttı, aydınlanma devam etti. Yanmanın acısıyla yaşadığım aydınlanma hızlandı.
Her yer aydınlandığında kendimi salonun ortasında elimde boş bir viski bardağı ve koluma yapışmış ıslak puromla kendime sarılmış bir şekilde buldum. Bacağımdan viski kokusu geliyordu.
Koluma buz koyup, kendime bir viski daha koydum. Bu sefer keyif viskisi olacaktı. Bir an durdum.

Gerçekten gerizekalıydım. Ama O, artık başka bir hayatımın başka bir parçasıydı ve etraf, artık aydınlıktı...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder