Her erkeğin yeniden dönüp bakacağı
bir kadındı. Kızıl saçları, uzun bacakları şekilli bir poposu vardı. Flört
ediyorduk ve ben ona bir prensesmiş gibi davranıyor ve el üstünde tutuyordum.
Kadınlar prenseslermiş gibi davranlımayı severlerdi. Carandes utangaçtı. Ben
onu el üstünde tutmaya çalıştıkça da benden tiksiniyordu. Bir gün en sonunda
patlamıştı;
“Mınıski yeter, prenses değilim ben
kötü davran bana biraz!”
Şaşırmıştım. Evimdeydik, gayet
sevimli bir muhabbetin içindeydik ve ben bana böyle bağırılmasını
beklemiyordum. Kızmıştım. Bana gereksiz bağırıldığında her zaman kızardım. 2-3
saniye kadar birbirimize sessizce baktıktan sonra ona bir tokat attım.
Çok şiddetli bir tokat olmamasına
rağmen kafası yana dönmüş gözleri hayretle açılmış, ürkerek bana bakıyordu.
Sinirliden çok mutlu gözüküyordu, sinirli gözüken bendim. Gömleğimin kollarını
yavaşça kıvırırken ona hiç bakmadan;
“Şimdi git bana bir bardak viski
koy, nasıl sevdiğimi biliyorsun dedim”
Koşarak gitti, hiç vakit
kaybetmemişti. Viskimi getirdi. Bardağı buzla doldurmuş, bardağın yarısına
kadar viski koymuştu. Viskiyi elinden aldım, gözlerinin içine bakarak olduğu gibi
yere boşalttım, sonra çenesinden sıkıca kavrayarak “iki parmak viski, bir adet
buz koyacaksın, git doğrusunu yap” dedim, “evet lordum” dedi. Lordum...
Çok hoşuma gitmişti, demek bunu
seviyordu. Buna devam edebilirdim, benim tarzımdı. İki tarafı da
oynayabilirdim, ama Carandes oynayamazdı. Onun yanındayken Lordu olacaktım.
Viskimde gelmişti.
Viskiyi elinden alıp inceledikten
sonra yine ona bakmayarak yerlerin sırılsıklam olduğunu ve kendi kendini
temizlemeyeceğini söyledim. Koşarak bir bez aldı ve dizleri üzerinde yerleri
silmeye başladı. Bir an viskiye yazık olduğunu, yeri yalaması gerektiğini
düşündüm, sonra bunu başka zaman yapmaya karar verdim.
Kendime
bir de ıslak puro getirtip viskiyle birlikte takılmaya başladım. Yanıma oturacak
gibi oldu, ters ters bakınca oturamadı. Yere bakıyordu. İlk tokatla biraz
korkup hemen sonrasında bu kadar havaya girmesi ilginçti. Carandes utangaç bir
kadındı ama bu durumda çok ta utangaç gözükmüyordu. Bana bağırırdı ha? Onu daha
da utandırmam lazımdı;
“Soyun Carandes” dedim
“N...Ne?” dedi, suratına
memnuniyetsiz bir şekilde baktım, ve bakışımdan beni memnun etmediği şartlarda
başına gelecekleri anladı sanırım, soyunmaya başladı.
O soyunurken ona hiç bakmadım. internetten müzik açmaya çalışıyordum. Gözümün ucuyla tamamen soyunduğunu
gördüğümde bacaklarımı açıp yere ayaklarımın arasına bir yastık bıraktım.
“Şimdi uslu bir kız ol Carandes ve
yapman gerekeni yap” dedim.
“Evet lordum” diyerek dizlerini
yastığa koyarak önümde ait olduğu yeri aldı. Pantolonumu açıpta kendi
senfonisine başladığı sırada internetten Hess is more – Yes boss şarkısını
açmıştım. Daha sonra kendimi Carandesin senfonisine bıraktım.
Bütün akşamı Carandesin kirli
senfonisinin keyfiyle geçirdikten sonra, viskimi yanlış getirdiği için poposunu
kızartacaktım, viskimi nasıl sevdiğimi bir daha asla unutmamalıydı...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder